Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmada, doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol gözaltına alındı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Demirkol hakkında ‘yalan tanıklık’ suçlamasıyla iddianame düzenledi. İddianamede, Demirkol’un ifadesinin inandırıcı olmadığı ifade ediliyor.
İddianamede yer alan bilgiler
İddianamede, şüpheli Nurettin Demirkol’un olay günü polisleri kimin aradığını bilmediğini ifade etmesine rağmen, polisleri kendisinin aradığının belgelerle kanıtlandığı belirtiliyor. Bu durum, şüphelinin ifadelerinin çelişkili olduğu değerlendirmesini beraberinde getiriyor.
Demirkol, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını iddia etmesine rağmen, olay yerine gelen polis memurlarına kendisini maktulün doktoru olarak tanıttığı ifade ediliyor. Ayrıca, Denizolgun’un ölümünü şüpheli bulmadığını belirtmesine rağmen, olayla ilgili kayıtlarda çelişkili beyanlar yer alıyor.
Bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri
İddianamede, bilirkişi doktorun Denizolgun’un yüzünün kanlı olduğunu belirttiği, ancak Demirkol’un maktulün yüzünde kan görmediğini beyan ettiği aktarılıyor. Bu durum da Demirkol’un ifadesinin tutarsızlığını ortaya koyuyor.
Ayrıca, Demirkol’un olay günü Kısıklı’da olduğunu ifade etmesine rağmen, HTS kayıtlarıyla bu durumun çeliştiği kaydediliyor. İddianameye göre, Kısıklı’da bulunmadığı belirleniyor.
Çiftlikteki tanıklar ve bulgular
Demirkol’un çiftlikte sadece iki kişinin bulunduğunu söylemesine rağmen, olay yeri inceleme raporu ve tanık ifadeleri ile başka kişilerin de orada olduğu tespit ediliyor. Bu durum, Demirkol’un ifadesinin inandırıcılığını zayıflatıyor.
Bir tanık, Demirkol’un yanında bir avukat bulunduğunu ifade ediyor. Olay yeri inceleme raporlarıyla birlikte, şüphelinin yanında başka kişilerin olduğunu bilmemesinin mantık dışı olduğu belirtiliyor.